Aldığımız Kilolar Bizi Depresyona Sürüklüyor


Fazla kilolar, psikolojimizi olumsuz etkileyerek depresyonu tetikliyor!

Reem Nöropsikiyatri Merkezi’nden Dr. Mehmet Yavuz'un verdiği bilgilere göre, yanlış beslenme alışkanlıkları, iş stresi ve benzer birçok problem ile kilo alımı hızlı olarak gerçekleşebilir. Alınan kilolar ise fiziki ve ruhsal birçok probleme yol açar. Fazla kilolar, başlı başına yoğun bir anksiyete nedenidir. Kilo alma depresyona neden olabileceği gibi depresyonda olma da kilo almayı beraberinde getirir. Bu, kişilerde hayatı etkisi altına alan bir kısır döngü oluşturur.

Neden Kilo Alıyoruz?

Yemek yeme kadınlarda rahatlama sağladığı gibi, ölçü kaçırıldığında pişmanlık ve kızgınlık duygularını da tetikler. Spor yapmaktan kaçan ve kilo almaya başlayan bir kadın, mutlaka konuyla ilgili kendini sorgulamalıdır. Söz konusu durum, kısa bir süre sonra kısır döngüye dönüşür ve kilolu olma gerçeğine daha fazla yemek yiyerek karşılık verilip, spor yapmaktan kaçınılabilir. Böylece kilolar baş edilemez hale gelebilir.
Depresyon sonucu kilo alan kadınlar, antidepresan kullanımı konusunda dikkatli olmalıdır. Böyle bir tedavinin sonucu yine kilo almak olabilir, bu antidepresanlardan kaçmak için bir neden değildir fakat fazla kilolarla baş etmek için kullanılacak bir yöntem de değildir. Depresyon nedeniyle ilaç kullanan kişilerin kilolarını sık sık takip etmeleri, eğer kontrolsüz bir kilo alma söz konusu ise derhal hekimleri ile görüşmeleri gerekir.

Kimler Risk Altında?

Kadınların kilo almaya en müsait oldukları dönem olarak bilinen gebelik dönemi ve sonrasında, vücutta kalan fazla kilolar için çaba gösterilmesi önemlidir. Eğer kilolardan kurtulmak için bir çaba harcamazsa ve gerçekleşen birden fazla doğum varsa, şişmanlık yaşam kalitesine büyük ölçüde zarar verir. Doğum dışında kadının hayatında oluşan çeşitli değişiklikler nedeniyle fiziksel aktivitelerinin azalması, örneğin bedensel olarak aktif olduğu bir işten masa başı bir işe geçmesi, iş bırakma veya emeklilik, araba kullanmaya başlamak gibi nedenlerle enerji tüketiminin azalması da kilo kontrolünde sorunlara yol açar. Yaşlılık, beslenme alışkanlığının ayaküstü yenen tost, sandviç, pizza gibi hazır yiyeceklerden oluşması şişmanlığa neden olan etkenler olarak karşımıza çıkar. Modern toplumlarda yaşama, evlilik, alkol tüketimindeki artış ve en önemlisi genetik özellikler de kilo almada etkilidir.

Beslenme Alışkanlıklarınızı Gözden Geçirin

Beslenme tarzı, şişmanlık için büyük ölçüde belirleyicidir. Çok yağlı yemek türleri fazlaca tüketiliyorsa ya da özellikle sanayileşmekte olan ülkelerde tercih edilen hazır yemek türleri tüketiliyorsa, şişmanlık toplumsal bir sorun haline de gelebilir. Kilo sorunundan uzak durmak için beslenme tarzında yapılması önerilen değişiklikler şu şekildedir:

- Sabah kahvaltısı yapın. Öğün sayısını azaltmadan 3 öğün yemek yiyin, ara öğünlerle günlük öğün sayınızı artırın.
- Sebze ve meyve tüketimini artırın.
- Alkol tüketiminizi azaltın veya tamamen bırakın. Alkol, yüksek kalorisi nedeniyle gün boyu tatlı isteğinizi de artıracaktır.
- Çikolata, bisküvi gibi besin değeri düşük ama kalorisi yüksek besinler yerine taze veya kurutulmuş meyve yiyin.
- Yemeğinizi yavaş yavaş yiyin. Hızlı yemek yediğinizde, doyduğunuzu anladığınız zaman zaten gerektiğinde fazla yemişsinizdir.
- Hayvansal yağlardan kaçının. Tavukların derilerini, etlerin yağlı kısımlarını ayırın. Katı yağlar yerine, zeytinyağı, ayçiçek yağı ve mısırözü yağı gibi bitkisel yağlar kullanın.
- Bol bol su için.
- Mümkünse her gün aynı saatte kalkın.
- Yemeklerden sonra dişlerinizi fırçalayın. Diş fırçaladıktan sonra muhtemelen canınız bir şey yemek istemeyecektir.
- Tatlı yemekten kaçının. Daha az tatlı tüketin.
- Tuz ve şeker kullanımınızı azaltın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bumerang - Yazarkafe